Bu Blogda Ara

İzleyiciler

EN ÇOK OKUNAN

3 Nisan 2017 Pazartesi

BİLİNMEYEN BİR KADININ MEKTUBU


künye


yazarın adı: Stefan ZWEIG
yayın evi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
özgün adı: BRIEF EINER UNBEKANNTEN
çeviren: Ahmet CEMAL
editör: Ruken KIZILER
görsel yönetmen: Birol BAYRAM
düzelti: Aslı YALKUT
sayfa sayısı: 62
birinci baskı: Ağustos 2012, İstanbul

kitap arkası


Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Brief einer Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920' li yılların ilk yarısında kaleme aldı.
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu' nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektup yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun "gönderen" inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: "Sana, beni asla tanımamış olan sana." Kadın büyük tutkusunu hep bir "bilinmeyen" olarak, tek başına yaşamaya razıdır, bu aşk öyküsünde "taraflar" değil, sadece tek bir "taraf" vardır. Böylesine, gerçek anlamda aşk denilebilir mi?
Zweig, okurunu bir kez daha insan psikolojisinde eşine pek rastlanmayan bir yolculuğa davet ediyor. Bu yeni yolculuğun sonunda "mutlak aşk" kavramının şimdiye kadar bilinmeyen kıyılarına varmayı amaçlamış olması da bir ihtimal.

STEFAN ZWEIG 20 Ekim 1881' de
Viyana' da doğdu. 1920-1928 yılları
arasında yazdığı Üç Büyük Usta,
Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar,
Kendileriyle Savaşanlar büyük ses
getirdi. Hayatı boyunca her tür resmi
ödülü reddeden Zweig 1940 yılında
bir konferans için Güney Amerika' ya
gitti ve hayatını orada sürdürdü.
Zweig, 23 Şubat 1942 yılında ikinci
eşi Lotte ile birlikte, yarattığı birçok
roman kahramanı gibi savaşın
neden olduğu derin bir umutsuzluk
 duygusuyla ölümü seçti.





kitap alıntı


"...
Yalnızca seninle konuşmak istiyorum. Sana ilk defa her şeyi söylemek istiyorum; bütün hayatımı bilmelisin, o hayat ki, hep senindi ve sen onu asla bilmedin. Fakat benim sırrımı ancak öldüğümde, artık bana cevap vermek zorunda kalmadığında, uzuvlarımı şimdi bunca buz gibi ve bunca ateşle sarsmakta olan şey gerçekten son bulduğunda öğrenmelisin. Hayata devam etmek zorunda kalırsam eğer, o zaman bu mektubu yırtacağım ve hep sustuğum gibi, bundan sonra da susmayı sürdüreceğim. Fakat mektubum ellerinde ise eğer, o zaman bil ki, burada artık ölmüş olan biri sana hayatını, ilk dakikasından son nefesine kadar hep senin olmuş olan hayatını anlatmaktadır. Kelimelerim seni korkutmasın; ölmüş olan biri artık hiçbir şey istemez, sevilmeyi de, kendisine acınmasını da, teselli edilmeyi de istemez.
..."

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarının "Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu" adlı kitabından alıntıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder