künye
hazırlayan: Zeynep ÜSTÜN
yayın evi: Profil Kitap
genel koordinatör: Münir ÜSTÜN
editör: Elif AVCI
kapak tasarım: Hatice DURSUN
iç tasarım: Adem ŞENEL
sayfa sayısı: 118
yayın evi: Profil Kitap
genel koordinatör: Münir ÜSTÜN
editör: Elif AVCI
kapak tasarım: Hatice DURSUN
iç tasarım: Adem ŞENEL
kitap arkası
Birisi, bir dostunun kapısına gelip kapıyı çaldı. Dostu,
- Kapıyı çalan kim, diye seslenince adam,
- Benim, diye cevap verdi.
Dostu,
-Şimdi git zamanı değil. Böyle bir sofra, ham kişinin makamı olamaz. Hamı, ayrılık ateşinden başka ne pişirebilir, nifaktan ne kurtarabilir, dedi.
Adamcağız gitti, tam bir yıl dostunun ayrılığıyla yanıp yakıldı. Yanıp pişerek tekrar döndü, geldi. Dostunun evinin etrafında dolaşmaya başladı. Kapıya varıp, ağzından edepten dışarı bir söz çıkmasın diye yüzlerce korku ile kapıyı çaldı.
Dostu,
-Kim o, deyince,
-Gönlümü alan dost sensin, diye cevap verdi.
Dostu,
-Madem ki bensin, ey ben, gel içeri gir! Ev dar, iki kişi sığmıyor, dedi.
Onu içeri aldı.
Birisi, bir dostunun kapısına gelip kapıyı çaldı. Dostu,
- Kapıyı çalan kim, diye seslenince adam,
- Benim, diye cevap verdi.
Dostu,
-Şimdi git zamanı değil. Böyle bir sofra, ham kişinin makamı olamaz. Hamı, ayrılık ateşinden başka ne pişirebilir, nifaktan ne kurtarabilir, dedi.
Adamcağız gitti, tam bir yıl dostunun ayrılığıyla yanıp yakıldı. Yanıp pişerek tekrar döndü, geldi. Dostunun evinin etrafında dolaşmaya başladı. Kapıya varıp, ağzından edepten dışarı bir söz çıkmasın diye yüzlerce korku ile kapıyı çaldı.
Dostu,
-Kim o, deyince,
-Gönlümü alan dost sensin, diye cevap verdi.
Dostu,
-Madem ki bensin, ey ben, gel içeri gir! Ev dar, iki kişi sığmıyor, dedi.
Onu içeri aldı.
- Kapıyı çalan kim, diye seslenince adam,
- Benim, diye cevap verdi.
Dostu,
-Şimdi git zamanı değil. Böyle bir sofra, ham kişinin makamı olamaz. Hamı, ayrılık ateşinden başka ne pişirebilir, nifaktan ne kurtarabilir, dedi.
Adamcağız gitti, tam bir yıl dostunun ayrılığıyla yanıp yakıldı. Yanıp pişerek tekrar döndü, geldi. Dostunun evinin etrafında dolaşmaya başladı. Kapıya varıp, ağzından edepten dışarı bir söz çıkmasın diye yüzlerce korku ile kapıyı çaldı.
Dostu,
-Kim o, deyince,
-Gönlümü alan dost sensin, diye cevap verdi.
Dostu,
-Madem ki bensin, ey ben, gel içeri gir! Ev dar, iki kişi sığmıyor, dedi.
Onu içeri aldı.
kitap alıntı
"...
ASLAN PAYI
Bir kurt ile bir tilki acıkmışlardı. Avlanan aslanın yanına giderek, "Belki bize de onun avından bir pay düşer" diye umdular.
Aslan, onlarla birlikte avlanmaktan rahatsız olduysa da yine bir şey demedi. Onlara yoldaş oldu. Bunlar; kudretli, şevketli aslanın maiyetinde dağa doğru gittikleri zaman işleri rast geldi, aslan bir dağ öküzü, bir dağ keçisi ve bir de semiz tavşan avladı. Sonra bunları çeke çeke ormana getirdi. Kurt ve tilki de aslanın peşinden geliyor, iştahla avlara bakıyorlardı.
Aslan onların düşüncelerinin farkındaydı. Kurda dönerek,
-Bunları pay et, ey koca kurt! Pay etmede benim vekilim ol da yeteneklerin meydana çıksın, dedi.
Kurt neşeyle ileri doğru bir adım attı:
-Padişahım, yaban öküzü senin payın. O büyük, sen de büyük, iri ve çeviksin. Keçi orta boyda, orta irilikte, onun için benim. Tilki de, tavşanı alsın. Tavşan tam ona münasip, dedi.
Aslan:
-Ey kurt, hele bir daha söyle , ne dedin? Ben varken sen pay istiyorsun ha! Sen benim gibi misli bulunmayan bir aslanın huzurunda kendini görüyor, varım sanıyorsun öylemi, diye hırladı.
Kurda bir pençe vurup onu parçaladı. Sonra yüzünü tilkiye dönüp,
-Hadi, bunları yememiz için pay et, dedi
Tilki eğilerek dedi ki:
-Bu semiz öküz, ey emin padişah, kuşluk yemeğiniz. O keçiden de bahtı aydın padişaha gün ortasında yemesi için bir yahni olur. Tavşan da lütuf ve keren sahibi padişahın akşam yemeğidir.
Aslan,
-Tilki, adaleti apaydın bir hale getirdin. Bu çeşit pay etmeyi kimden öğrendin, diye sordu.
Tilki dedi ki:
-Kimden olacak padişahım, kurdun halinden...
Bunun üzerine aslan,
-Madem ki sen bize kendini rehin ettin; üçü de senin olsun, üçünü de al, git. Sen baştan başa bizim oldun, seni nasıl incitebilirim? Mademki sen, biz oldun; biz de seniniz, bütün avlar da... Ayağını yedinci kat göğün üstüne bas, yüksel. Artık sen, tilki değilsin, benim aslanımsın, dedi. Bütün avları tilkiye verdi.
..."
Profil Kitap Maviağaç Kültür Sanat Yayıncılık' ın "Seçme Hikayeler Mesnevi" adlı kitabından alıntıdır.
"...
Profil Kitap Maviağaç Kültür Sanat Yayıncılık' ın "Seçme Hikayeler Mesnevi" adlı kitabından alıntıdır.
ASLAN PAYI
Bir kurt ile bir tilki acıkmışlardı. Avlanan aslanın yanına giderek, "Belki bize de onun avından bir pay düşer" diye umdular.
Aslan, onlarla birlikte avlanmaktan rahatsız olduysa da yine bir şey demedi. Onlara yoldaş oldu. Bunlar; kudretli, şevketli aslanın maiyetinde dağa doğru gittikleri zaman işleri rast geldi, aslan bir dağ öküzü, bir dağ keçisi ve bir de semiz tavşan avladı. Sonra bunları çeke çeke ormana getirdi. Kurt ve tilki de aslanın peşinden geliyor, iştahla avlara bakıyorlardı.
Aslan onların düşüncelerinin farkındaydı. Kurda dönerek,
-Bunları pay et, ey koca kurt! Pay etmede benim vekilim ol da yeteneklerin meydana çıksın, dedi.
Kurt neşeyle ileri doğru bir adım attı:
-Padişahım, yaban öküzü senin payın. O büyük, sen de büyük, iri ve çeviksin. Keçi orta boyda, orta irilikte, onun için benim. Tilki de, tavşanı alsın. Tavşan tam ona münasip, dedi.
Aslan:
-Ey kurt, hele bir daha söyle , ne dedin? Ben varken sen pay istiyorsun ha! Sen benim gibi misli bulunmayan bir aslanın huzurunda kendini görüyor, varım sanıyorsun öylemi, diye hırladı.
Kurda bir pençe vurup onu parçaladı. Sonra yüzünü tilkiye dönüp,
-Hadi, bunları yememiz için pay et, dedi
Tilki eğilerek dedi ki:
-Bu semiz öküz, ey emin padişah, kuşluk yemeğiniz. O keçiden de bahtı aydın padişaha gün ortasında yemesi için bir yahni olur. Tavşan da lütuf ve keren sahibi padişahın akşam yemeğidir.
Aslan,
-Tilki, adaleti apaydın bir hale getirdin. Bu çeşit pay etmeyi kimden öğrendin, diye sordu.
Tilki dedi ki:
-Kimden olacak padişahım, kurdun halinden...
Bunun üzerine aslan,
-Madem ki sen bize kendini rehin ettin; üçü de senin olsun, üçünü de al, git. Sen baştan başa bizim oldun, seni nasıl incitebilirim? Mademki sen, biz oldun; biz de seniniz, bütün avlar da... Ayağını yedinci kat göğün üstüne bas, yüksel. Artık sen, tilki değilsin, benim aslanımsın, dedi. Bütün avları tilkiye verdi.
..."-Bu semiz öküz, ey emin padişah, kuşluk yemeğiniz. O keçiden de bahtı aydın padişaha gün ortasında yemesi için bir yahni olur. Tavşan da lütuf ve keren sahibi padişahın akşam yemeğidir.
Aslan,
-Tilki, adaleti apaydın bir hale getirdin. Bu çeşit pay etmeyi kimden öğrendin, diye sordu.
Tilki dedi ki:
-Kimden olacak padişahım, kurdun halinden...
Bunun üzerine aslan,
-Madem ki sen bize kendini rehin ettin; üçü de senin olsun, üçünü de al, git. Sen baştan başa bizim oldun, seni nasıl incitebilirim? Mademki sen, biz oldun; biz de seniniz, bütün avlar da... Ayağını yedinci kat göğün üstüne bas, yüksel. Artık sen, tilki değilsin, benim aslanımsın, dedi. Bütün avları tilkiye verdi.
Profil Kitap Maviağaç Kültür Sanat Yayıncılık' ın "Seçme Hikayeler Mesnevi" adlı kitabından alıntıdır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder