künye
yazar: Ahmet Ümityayın evi: Doğan Egmont Yayıncılıkyayına hazırlayan: Nüket Amanoelkapak tasarımı: Bahar Giraygrafik uygulama: Havva Alp1. basım: Cem Yayınevi 1995sayfa sayısı: 143
kitap arkası
"Aydınlık bir gökyüzü, parıltılı bir denizi, verimli toprakları olan güzel mi güzel bir kent varmış. Bu kenti genç bir Padişah yönetirmiş. Padişah deyip geçmeyin, bizimki, öteki hükümdarlara hiç mi hiç benzemezmiş. Ne asıl suratlı ne de savaş meraklısıymış. Yalnızca halkının mutluluğunu ister, ülkesinin kalkınması için çabalar dururmuş. Ama padişahımızın küçük bir kusuru varmış."
Usta kalemlerden masallar dizisi, çocukları Türkiye' nin en sevilen yazarlarıyla tanıştırıyor. Ahmet Ümit' in Masal Masal İçinde ve Olmayan Ülke adlı iki kitabıyla başlayan diziyi, yediden yetmişe herkes severek okuyacak.
"Aydınlık bir gökyüzü, parıltılı bir denizi, verimli toprakları olan güzel mi güzel bir kent varmış. Bu kenti genç bir Padişah yönetirmiş. Padişah deyip geçmeyin, bizimki, öteki hükümdarlara hiç mi hiç benzemezmiş. Ne asıl suratlı ne de savaş meraklısıymış. Yalnızca halkının mutluluğunu ister, ülkesinin kalkınması için çabalar dururmuş. Ama padişahımızın küçük bir kusuru varmış."
Usta kalemlerden masallar dizisi, çocukları Türkiye' nin en sevilen yazarlarıyla tanıştırıyor. Ahmet Ümit' in Masal Masal İçinde ve Olmayan Ülke adlı iki kitabıyla başlayan diziyi, yediden yetmişe herkes severek okuyacak.
kitap alıntı
"... Padişah ile vezir sevinerek kabul etmişler. Konuklarını içeri alıp altlarına rahat döşekler sererek ikramlarda bulunduktan sonra Müezzin: "Gelelim sorunuza" demiş. " Minarede gördüğüm şeyi size anlatırım. Yalnız önce benim için bir şey yapmanızı isteyeceğim."Bizimkiler öncekilerden alışkın ya:"Elimizden gelen bir şeyse neden yapmayalım?" demişler. Aslında isteğim çok basit" demiş Müezzin."Beş günlük yolda bir kent var. Bu kentte bir şapkacı yaşar. O yörenin en güzel şapkalarını bu adam diker. İşini öyle özenle yapar ki haftada ancak bir şapka üretir. Şapkayı bitirince pazara getirir. Zaten müşterileri onu bekliyordur. Haraç mezat satış başlar. Ama mezatın ortasında kalabalığın arasında birilerini görür.Mezatı falan boşverip elindeki şapkayı bırakır:'Durun! Beni bekleyin!' diye bağırarak, sanki birilerini yakalayacakmış gibi koşmaya başlar. Bu koşu mezarlığa kadar sürer. Mezarlıkta bir mezarın üstüne kapanır, kendinden geçinceye kadar ağlar. İşte ben bu Şapkacı' nın öyküsünü merak ederim. Eğer onun öyküsünü öğrenir de bana anlatırsanız, size minarede ne gördüğümü söylerim."..."Doğan Egmont Yayıncılık' ın "MASAL MASAL İÇİNDE" adlı kitabından alıntıdır.
"...
Padişah ile vezir sevinerek kabul etmişler. Konuklarını içeri alıp altlarına rahat döşekler sererek ikramlarda bulunduktan sonra Müezzin: "Gelelim sorunuza" demiş. " Minarede gördüğüm şeyi size anlatırım. Yalnız önce benim için bir şey yapmanızı isteyeceğim."
Bizimkiler öncekilerden alışkın ya:
"Elimizden gelen bir şeyse neden yapmayalım?" demişler. Aslında isteğim çok basit" demiş Müezzin."Beş günlük yolda bir kent var. Bu kentte bir şapkacı yaşar. O yörenin en güzel şapkalarını bu adam diker. İşini öyle özenle yapar ki haftada ancak bir şapka üretir. Şapkayı bitirince pazara getirir. Zaten müşterileri onu bekliyordur. Haraç mezat satış başlar. Ama mezatın ortasında kalabalığın arasında birilerini görür.Mezatı falan boşverip elindeki şapkayı bırakır:
'Durun! Beni bekleyin!' diye bağırarak, sanki birilerini yakalayacakmış gibi koşmaya başlar. Bu koşu mezarlığa kadar sürer. Mezarlıkta bir mezarın üstüne kapanır, kendinden geçinceye kadar ağlar. İşte ben bu Şapkacı' nın öyküsünü merak ederim. Eğer onun öyküsünü öğrenir de bana anlatırsanız, size minarede ne gördüğümü söylerim."
..."
Doğan Egmont Yayıncılık' ın "MASAL MASAL İÇİNDE" adlı kitabından alıntıdır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder