künye
yazarın adı: Stefan ZWEIG
yayın evi: Koridor Yayınları
özgün adı: Schachnovelle
çeviren: Çağlar Tanyeri
editör: Turgay Kurultay
özgün adı: Schachnovelle
çeviren: Çağlar Tanyeri
editör: Turgay Kurultay
kapak resmi: Chess room Denis Zaporozhtsev/ fotolia
baskı: Ekosan Matbaacılık İstanbul
cilt: Derya Mücellit, İstanbul
sayfa sayısı: 86
kitap arkası
Savaş sırasında Naziler tarafından tutuklanan ve çeşitli psikolojik işkenceler gördüğü bir hücreye kapatılan Dr. B. günün birinde sorgu odasındaki askıda bir kaputun cebinde küçük bir kitap bulur, bir satranç kitabı. Hiç bilmediği bu oyunla ilgili kitabı çalmayı başarır ve mutlak bir yalnızlığa mahkum edilerek hiçliğin eşiğine itildiği odasında zihnini oyalayacak bir şey bulduğuna inanır, ancak tecritte ne satranç taşları ne de bir satranç tahtası olduğu için oyunun inceliklerini öğrenirken dahilik ile deliliğin sınırlarında gezer. Suçsuzluğu ispatlanıp salıverildiğinde bir gemi yolculuğunda dünya satranç şampiyonu ile iki yolcunun oyununda kendini bir anda taktik veren ses olarak bulur, sonra da kendisine birebir bir maç teklif edildiğinde artık geri dönüşü olmayan bir yola girmiştir.
"Zihinsel yurdu Avrupa' nın" yıkımına tanık olan, buna katlanamayan ve 1942 de hayatına son veren Stefan Zweig' ın dönemin tarihsel arka planını da gözler önüne seren ve soluk soluğa okunan bu çarpıcı anlatısını Çağlar Tanryeri' nin özenli çevirisiyle sunuyoruz.
Çağlar Tanyeri (1960, İstanbul): İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı' ndan mezun oldu, edebiyat bilim alanında yüksek lisans ve çevrebilim alanında doktora çalışmasını tamamladı. İstanbul Üniversitesi ve Okan Üniversitesi' nde edebiyat, kültür, edebiyat çevirisi ve eleştirisi dersleri verdi.
kitap alıntı
"...
Hafifçe gülümsemekten alıkoyamamıştık kendimizi. Czentovic' in, tanımadığımız yardımcımıza yüce gönüllülüğünden ötürü bir fırsat vermesinin hiçbir şekilde söz konusu olmadığını ve bu sözlerin kendi başarısızlığını maskelemek için safdil bir bahane olduğunu hepimiz biliyorduk. Bu denli sarsılmaz bir kibrin aşağılandığını görme isteğimiz daha da güçlenip büyümüştü. Barışçıl, geniş yürekli gemi sakinleri olarak vahşi, ihtiraslı bir mücadele hazzına kapılmıştık bir anda, zira okyanusun ortasındaki gemimizde satranç şampiyonunun ödülünü çekip elinden alabileceğimiz- bütün telgraf bürolarının tüm dünyaya şimşek hızıyla göndereceği bir rekor olurdu bu- düşüncesi bizi büyülüyor, ona meydan okumak için yanıp tutuşuyorduk. Dahası kurtarıcımızın tam da kritik bir anda beklenmedik müdahalesinin yarattığı gizemin albenisi ve onun ürkek denebilecek alçak gönüllü tutumuyla bir profesyonelin sarsılmaz özgüveni arasındaki zıtlık ekleniyordu buna. Kimdi bu yabancı? Henüz keşfedilmemiş bir satranç dahisi tesadüfen gün ışığına mı çıkmıştı? Yoksa ünlü bir usta bilemeyeceğimiz bir nedenle bizden adını mı gizliyordu?
..."Koridor Yayınlarının "SATRANÇ" adlı kitabından alıntıdır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder