Bu Blogda Ara

İzleyiciler

EN ÇOK OKUNAN

1 Aralık 2021 Çarşamba

BEYAZ GEMİ

 




künye


yazarın adı: Cengiz Aytmatov
yayın evi: Elips 
baskı: Vesta Ofset İstanbul
tercüme: Güneş Bozkaya
yayın yönetmeni: Ali Burak Topaloğlu
genel müdür: Bilge Ekinci
sayfa sayısı: 144

kitap arkası


Aytmatov, milletinin tarih boyunca kazandığı sosyal, kültürel, ahlaki, edebi, askeri yani bütün maddi ve manevi zenginliğini eserlerine yansıtmış, yaşadığı coğrafyanın insanının tarih içinde kazandığı değerleri; acılarını, kahramanlıklarını, tecrübelerini yazıya döküp ölümsüzleştirmiş, halkının içine düştüğü zor durumları eserlerinde en güzel şekilde anlatmış, onların çözümlerine dair ipuçları göstermiş, eserlerinde kendi ifadesi ile "tipik insan" ı ortaya koymaya çalışmış bir yazardır. Hikayelerinde milletin temel mülkü olan milli hafızaya ait efsane, destan, masal, hikaye ve türküleri; bunların meydana geldiği şartları, ardındaki hikayeleri, insanları kullanırken, Kırgız  Türk kültürünü, psikolojisiyle, duyuş ve anlayış tarzıyla, tüm zenginliğiyle o kültürü bina edenlerin evlatlarına yeniden hatırlatmaya çalışmıştır.
"Her yazar bir milletin çocuğudur ve o milletin hayatını anlatmak, eserlerini, kendi milli gelenek ve törelerini kaynak alarak zenginleştirmek zorundadır. Benim yaptığım önce bu, yani kendi milletimin geleneklerini ve hayatını anlatıyorum fakat orada kaldığınız takdirde bir yere varamazsınız. Edebiyatın, milli hayatı ve gelenekleri anlatmanın ötesinde de hedefleri vardır. Yazar, ufkunu milli olanın ötesine doğru genişletmek ve 'evrensel' olana ulaşmak için gayret göstermek durumundadır. İyi yazar 'tipik insan' ı ortaya koyma ustalığına erişen yazardır."



kitap alıntı


"...

            Beyaz gemi gittikçe uzaklaşıyordu, dürbünle de bakılsa, artık bacaları seçilemiyordu. Biraz sonra gözden kaybolacak. Çocuk, babasının gemisiyle yaptığı hayali gezi sonunda artık bir yere varmalıydı. Masal da bitmeliydi. Buraya kadar her şey güzeldi ama bu masalın sonu nasıl olacaktı? Nasıl balık haline geldiğini, derede nasıl yüzdüğünü, dereden nasıl göle geçtiğini, beyaz gemiyi nasıl bulduğunu ve babasıyla nasıl buluştuğunu düşünmek kolaydı. Babasıyla yaptığı hayali konuşmayı yapmak da zor değildi. Ama bundan sonrası!... Masalın sonu bir türlü gelmiyordu. Çünkü artık uzaklarda sahil görünmüştü. Gemi iskeleye yanaşacak. Gemiciler karaya çıkacak. Herkes evine dönecek. Babasının da evine dönme zamanı gelecekti. Karısı, iki çocuğu, babasını iskelede bekliyormuş. Ne yapsın çocuk şimdi? Babası ile mi gitsin? Babası onu yanına alacak mı bakalım? Alsa bile, karısı ona soracak: "Bu da kim, nereden çıktı? Bunu ne diye bize getirdin?" Hayır... Gitmemek daha iyi.
..."

Elips Kitap'ın "BEYAZ GEMİ" adlı kitabından alıntıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder