Bu Blogda Ara

İzleyiciler

EN ÇOK OKUNAN

2 Aralık 2021 Perşembe

CENGİZ HAN' A KÜSEN BULUT

 




künye


yazarın adı: Cengiz Aytmatov
yayın evi: Ötüken Neşriyat
kapak tasarımı: grataNONgrata
dizgi-tertip: Ötüken
kapak baskısı: Birlik Ofset
baskı: Yaylacık Matbaası
cilt: Yedigün Mücellithanesi
1 basım: 1991
sayfa sayısı: 112

kitap arkası


Ünlü yazar Aytmatov' un bu son romanı, aslında "Gün Olur Asra Bedel" adlı romanın içinde yer alması gereken ve onu tamamlayan uzunca bir bölümdür. Fakat on yıl kadar önce kaleme alınan o eserde, KGB' yi en çarpıcı örneklerle en ağır bir şekilde suçlayan bu bölüme izin verilmemiş, ya da Aytmatov bunu, "Dişi Kurdun Rüyaları" adlı daha sindirici romanını yazdıktan, bugünkü ortama ulaşıldıktan sonra ayrı bir roman halinde yayınlama fırsatını beklemiştir.

Bugün heykelleri yıkılmakta olan Dzerjinski' nin kurduğu KGB için iktidar, daha doğrusu bu örgüt,hiç söndürülmeden yanması gereken bir sobadır. Bu sobanın yakıtı yalnız insandır. Yaş, kuru ayrımı yapılmadan insanlar yakılacaktır ki soba sönmesin..

Bu son romanında Aytmatov, "Gün Olur Asra Bedel" in kahramanlarından biri olan öğretmen Kuttubayev' in nasıl öldüğünü anlatıyor. Oysa, sözünü ettiğimiz büyük romanda resmi makamlar onun kalp sektesinden öldüğünü bildirmişlerdi.

Kuttubayev' i suçlayan askeri savcı (KGB) en önemli delil olarak onun, Cengiz Han' la ilgili bir efsaneyi kaleme almış olmasını gösteriyor. Bu efsane, Avrupa' yı fethe giden Cengiz Han' ın Sarı-Özek' ten geçerken iki sevgiliyi idam ettirmesi olayıdır. Bu, hem çok güzel bir aşk hikayesi hem de "diktatör karşısında bireylerin durumu" gibi evrensel bir konunun işlenmesidir. Anlatan Aytmatov olunca, orada, masal ve efsane aracılığıyla geçmişimizi, günümüzü hatta geleceğimizi apaçık görebiliyoruz.



kitap alıntı


"...

            O akşam bir şölen verilecekti. Şölenden sonra Cengiz Han noyanları, yani savaşçı prenslerini toplayacak, ilk günkü yürüyüşün bir değerlendirmesini yapacak ve ertesi gün için planlarını kararlaştıracaklardı. Han, büyük seferin dilediği gibi başlamasından memnun ve keyifliydi ve bundan dolayı o akşam noyanlarına bir ziyafet vermeyi düşünmüştü. Önce onları dinleyecekti. Sonra hepsi susunca, çıt çıkarmadan dikkat kesilince, o başlayacaktı konuşmaya. Dünyanın dört bucağını ilgilendiren iradesini, buyrultusunu bildirecekti. Dikkatle, saygıyla dinlenecekti sözleri. Onun sözleri, yüzyıllara meydan okuyan bir güç idi. Ondan sonra, o gün coşup eğlenmeyi yasaklayacaktı. Çünkü ruhunu birdenbire bir sıkıntı kaplamış, kafası karışmıştı. Kendini toparlaması, duygu ve düşüncelerini bir noktada toplaması gerekiyordu. Bakın niçin gerek görüyordu buna...
..."

Ötüken Neşriyat'ın "CENGİZ HAN' A KÜSEN BULUT" adlı kitabından alıntıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder