Bu Blogda Ara

İzleyiciler

EN ÇOK OKUNAN

26 Nisan 2022 Salı

ADI: AYLİN

 




künye


yazarın adı: Ayşe Kulin
yayın evi: Everest Yayınları
kapak tasarımı: Utku Lomlu
sayfa tasarımı: Ayşe Ersoy Yılmaz
1-2. Basım: Mart 2019
sayfa sayısı: 472

kitap arkası


     Aylin Radomisli Cates, 19 Ocak 1995 Perşembe günü, evinin bahçesinde, o sabah evini temizlemeye gelen hizmetçisi tarafından, kendi arabasının altında ölü bulundu. Üstünde ve etrafta nasıl öldüğüne dair hiçbir iz yoktu. Bir hırsızın saldırısına uğramış değildi. Bir katille boğuşmamıştı. Elbisesi yırtılmamış, tırnakları kırılmamıştı. Çorapları bile kaçmamıştı. Kaptıkaçtı tipi arabası, parke taşı döşeli dümdüz avluda, aklın alamayacağı bir nedenle kayarak,dört parmak yüksekliğindeki seti atlamış, meyil aşağı inmiş, ön tekerlekleri yolda, arka tekerlekleri duvara takılı durmuştu. Aylin, arabanın altına çaprazlamasına girmiş, sırtüstü yatıyordu. Üstünde abiye bir gri döpiyes, yakasında yarım ay biçimde bir elmas broş, parmağında tek taş yüzük vardı. Otopsi raporuna göre, iki gün önce, Salı gecesi ölmüştü.

Türkiye' nin tartışmasız en ünlü kitaplarından biri
Adı:Aylin, prenseslikten Amerikan ordusuna uzanan
baş döndürücü bir hayatın romanı...
 




kitap alıntı


"...

     Aylin her sabah otelinden çıkıp Polat' ın Saint Germain' deki evine gidiyor, orada müzik dinleyip kitap okuyordu. Polat üniversitede oluyordu sabahları. Öğlen saatlerinde aynı mahallede bir küçük restoranda buluşup, baş başa yemeklerini yiyorlar ve sonra birlikte Polat' ın evine geliyorlardı. Öğleden sonraları dersi yoksa akşam saatlerine kadar orada kalıyordu Aylin. Akşam üstü öpülmekten, sevilmekten ve sevmekten bitkin otele dönüyordu. Başka bir dünyanın kapısını açabilmek, başka bir dünyanın gerçeklerini yaşayabilmek için bir önceki yaşantısını unutmak ister gibi dakikalarca banyosunun ılık sularında yatıyordu. Sanki bir değişim geçiriyordu böylece. Sevdalı genç kadın kimliğini, köpüklü sularda bırakıyor, cezasını çekmeye hazır bir köle gibi çıkıyordu banyodan.
     Ben Tekkouk Senusi üç ay boyunca, hiç üstüne varmadı karısının. Her akşam başı ya da midesi ağrıyan Aylin' i sabırla gözledi. Aylin eskiden yaptığı gibi geceleri gelmediğinde nerede olduğunu sormuyor, oturma odasını sigaraya boğan korumalardan şikayet etmiyor, butiklerde harcamak için para da istemiyordu, İstanbul' dan döndüğünden beri melek kesilmişti. Ne sevişmek ne de alışveriş etmek istemeyen bir melek. Sadece tek bir arzusu olmuştu kocasından:
     "Üniversiteye başlamak istiyorum," demişti, "yarım bıraktığım tahsilimi tamamlamak için."
     Yanıt kısa ve netti. "Olmaz!" Bir daha da sormamıştı Aylin. Karısının tutturacağını sanan Prens boşuna beklemişti ısrarını. Bu konuda yanılmıştı. Ama karısının yaşamında bir değişiklik olduğunu da düşünüyordu ve burada yanılmıyordu kesinlikle.
..." 

Everest Yayınlarının "ADI: AYLİN" adlı kitabından alıntıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder