künye
yazar adı: Elif Şafak
çeviren: Omca A. Korugan
yayın evi: Doğan Kitap
1.Baskı: Aralık 2013
kapak tasarım: Uğurcan Ataoğlu
sayfa sayısı: 470
kitap arkası
Öğrenme aşkıyla geçti ömrümüz, aşkı öğrenemesek de...
Tarihimizin en önemli ve çalkantılı dönemlerinden biri olan 16. yüzyılda
İstanbul... Hindistan' dan gelen beyaz bir fil ve onun sırlarla dolu bakıcısı:
Çota ile Cihan. Filbaz aynı zamanda bir üstadın çırağı. Ustası ise Sinan. Bu
toprakların yetiştirdiği en büyük mimar.
Elif Şafak' ın muazzam hayal gücü ve zengin diliyle osmanlı tarihinin
derinliklerine doğru şaşırtıcı bir yolculuğa çıkıyoruz. Karşılıksız bir aşk, iktidar
kavgaları, yobazlığın ortasında yeşeren sanat ve beklenmedik bir ihanet...
Bir tarafta bilime ve öğrenmeye inananlar, bir tarafta gelişmeyi durduranlar...
Ustam ve Ben, tarihi kişiliklerin, camilerin, kütüphanelerin, türbelerin,
köprülerin resmi geçit yaptığı, rengarenk, canlı, sürprizlerle dolu bir dönem
hikayesi...
Öyle bir hayal dünyası ki içindeki konular ve tartışmalar günümüze dair de
çok şey söylüyor. Uzun süre hafızalardan silinmeyecek, çok konuşulacak bir
roman.
"İstanbul dediğin unutkanlıklar şehri. Orada her şey suya yazılmış. Ustamın
eserleri hariç, onunkiler taşa kazınmış. O taşlardan birine bir sır sakladık.
Çok zaman geçti üzerinden, nice alametler birikti ama hala orada olmalı,
bıraktığımız noktada. Bilmem bulan çıkar mı? Bulsa bile anlar mı? Ustamdan
geriye kalan yüzlerce eserden ve binlerce, binlerce taştan bir tanesi var ki,
altında gizli Arzın Merkezi."
kitap alıntı
"...
Suçlu hiçbir zaman bulunamadı ve hadise bir müddet sonra kendiliğinden unutuldu. içoğlanı odalarından hayvanat bahçesine, hayvanat bahçesinden inşaat sahalarına gidip geliyordu Cihan. Anladı ki Sinan' ın emrinde çalışmak demek, ha bire didinmek demekti. Peş peşe verdiği fetvalarla Şeyhülislam Ebussuud Efendi memleketin her yerinde daha çok mescit yapılmasını, cemaatle beraber namaz kılmayanların şiddetle cezalandırılacağını, emirlere ısrarla uymayanların ise katledilmesi müstahak imansızlar sayılacağını buyurmuştu. Kadılar beş vakit namaz kılmayanı sertçe uyarıyor, köy ve şehirlerde her erkek cuma namazına gitmeye teşvik ediliyordu. Böylece cami sayısı da, camiye giden sayısı da katlandığından, Sinan ve çıraklarının omuzundaki yük misliyle artmıştı.
Şehzade Camii' ni bitirdikten sonra hiç mola vermeden yenilerine başladılar. Cihan henüz inşaatlardan para pul aşıramamıştı. Her şey gayet sıkı denetleniyor ve her masraf en ince ayrıntısına kadar kaydediliyordu. Ama çalışkanlığı, kıvrak zekasıyla beklenenden tez zamanda Sinan' ın çırakları arasına katılmayı başardı. Hem kaptan Garreth, hem kendisi için hırsızlık yapmanın yollarını arar, üvey babasını cezalandırmanın hayalini kurarken, farkında bile olmadan hızla dalmıştı mimarların dünyasına.
..."
Doğan Kitap Yayınları' nın "Ustam Ve Ben" adlı kitabından alıntıdır.
"...
Suçlu hiçbir zaman bulunamadı ve hadise bir müddet sonra kendiliğinden unutuldu. içoğlanı odalarından hayvanat bahçesine, hayvanat bahçesinden inşaat sahalarına gidip geliyordu Cihan. Anladı ki Sinan' ın emrinde çalışmak demek, ha bire didinmek demekti. Peş peşe verdiği fetvalarla Şeyhülislam Ebussuud Efendi memleketin her yerinde daha çok mescit yapılmasını, cemaatle beraber namaz kılmayanların şiddetle cezalandırılacağını, emirlere ısrarla uymayanların ise katledilmesi müstahak imansızlar sayılacağını buyurmuştu. Kadılar beş vakit namaz kılmayanı sertçe uyarıyor, köy ve şehirlerde her erkek cuma namazına gitmeye teşvik ediliyordu. Böylece cami sayısı da, camiye giden sayısı da katlandığından, Sinan ve çıraklarının omuzundaki yük misliyle artmıştı.
Şehzade Camii' ni bitirdikten sonra hiç mola vermeden yenilerine başladılar. Cihan henüz inşaatlardan para pul aşıramamıştı. Her şey gayet sıkı denetleniyor ve her masraf en ince ayrıntısına kadar kaydediliyordu. Ama çalışkanlığı, kıvrak zekasıyla beklenenden tez zamanda Sinan' ın çırakları arasına katılmayı başardı. Hem kaptan Garreth, hem kendisi için hırsızlık yapmanın yollarını arar, üvey babasını cezalandırmanın hayalini kurarken, farkında bile olmadan hızla dalmıştı mimarların dünyasına.
..."
Doğan Kitap Yayınları' nın "Ustam Ve Ben" adlı kitabından alıntıdır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder