künye
yazarın adı: STEFAN ZWEIG
yayın evi: CAN
çeviri: İlknur Özdemir
1.basım: 1990
kapak tasarım: Ayşe Çelem Design
sayfa sayısı: 191
kitap arkası
Stefan Zweıg' ın en ünlü öykülerinden olan Amok Koşucusu, ken-
di ölümüne doğru koşan bir doktorun yıkımını ele alır.
Tutkulu yaşamların yazarı Zweıg, bir başyapıt niteliğindeki öy-
küsüyle aynı adı taşıyan bu kitapta, yok etme arzusundan yok olma
arzusuna savrulan yaşamları; kendi trajik sonlarına doğru ilerleyen,
sonunda kendi mutsuz dünyalarında yitip giden insanların öyküle-
rini anlatıyor. Tutkularının peşinde sonsuz bir burgaca düşen, yıkı-
mın sınırlarını aşıp yok oluşa sürüklenen insanların öykülerini.
Kişilik çözümlemeleriyle derinleştirdiği yapıtlarında çoğunlukla,
saplantılı yaşamların umarsız sonlarını anlatan Zweıg' ın bu kitap-
taki öyküleri, kendi yaşamından izler taşıyor.İkinci Dünya Savaşı
sırasında karısıyla birlikte intihar eden yazarın içinde bulunduğu
ruh hali satır aralarında kendine yer buluyor.
kitap alıntı
" İşte Amok... evet Amok, şöyle oluyor: Bir Malezyalı, herhangi bir sıradan, kendi halinde adam içkisini içiyor... Ruhsuz, ilgisiz, donuk bir biçimde oturuyor oracıkta...tıpkı benim odamda oturduğum gibi... sonra ansızın ayağa fırlıyor, hançerini kapıyor, sokağa fırlıyor... dosdoğru koşuyor, dosdoğru... nereye gittiğini bilmeden... Yoluna ne çıkarsa, insan olsun hayvan olsun, hançerini saplıyor, akan kan onu daha da çıldırtıyor... Ağzı köpürüyor, kudurmuş gibi uluyor... ama koşuyor, koşuyor, koşuyor,ne sağa bakıyor ne sola, acı acı haykırarak, elinde kanlı hançeriyle, korkunç koşusunu sürdürüyor...Köylerdeki insanlar bu Amok koşucusunu hiç bir gücün durduramayacağını bilirler... o gelirken uyarmak için ' Amok! Amok! ' diye haykırırlar ve herkes kaçışır... ama o bunları hiç duymadan koşar, görmeden koşar, önüne çıkanı devirir... sonunda kuduz bir köpeği vururcasına vurup öldürürler onu ya da o ağzından köpükler çıkararak yere yığılıp kalır..."

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder