künye
yazarın adı: Atilla ATALAY
yayın evi: İletişim Yayınları
kapak: Latif DEMİRCİ
kapak: Latif DEMİRCİ
birinci baskı: 1996
kitap arkası
Tuhaftı... Sanki herkes fabrıga' nın gizli bir işaretini taşıyordu... Orkestra kimselerin duyamadığı tılsımlı bir fabrika sireni çalıyor; yaşamın vardiyası değişiyordu... O an ' ağır sanayii'nin, olanca ağırlığı üstüme çöktü... Kendimi de fabrikanın bir ürünü gibi duyumsadım... Bir an için fabrıga'nın yaşamımızda hiç olmadığını düşündüm... Düşünemedim... Sonra, önce senin, ardından diğerlerinin gülümseyen 'düğünlü' yüzlerine baktım... Baktım ve fabrıga'nın başka bir şey değil, biz olduğumuza karar verdim... Çocukluğumdan beri pek sevmediğim, o koca, dumanlı deve ait yüksek fırınların, niye Ayşe, Ülkü, Zeynep gibi insan isimleri taşıdığını çözdüm...
kitap alıntı
"...- Alo Sıdıka, ben Kenar... Alo...Konuş reca ederim, orda olduğunu biliyorum, duygularımla oynama...
-Kimsin lan sen, naapçan Sıdıka'yı, neyin kenarısın...
-Öhö... Asıl siz kimsin... Orası Sıdıka diilse yanlış mı düştü?..
-Doğru düştü... Ben Samim... Sıdıka'nın abisiyim... Ne istiyorsun, nasıl yani, bu numarayı Sıdıka'dan mı aldın, yakınlığınızın derecesi nedir? Konuş lan kimsin?..
-Bir dost... İsmim Kenar... Kenar de, Sıdıka anlar...
-Bana bak, derhal Tuna Pastanesi' nin önüne gel, senin ağzını burnunu kırıcam...
-Şeyin ordaki mi, Yuvam Taksi'yi geçince hani... Sol kolda Arap' ın Tamiranesi' nin sırasında...
- Ne alakası var lan... Yuvam Taksi aşşada kalıyo... Üçkuyular minibüs durağının karşısı, yanında Şenkay bilardo salonu var...
-Bi dakka abi, karıştırdım şimdi ben... Yaa, bak ne diycam abi... Ben var ya, ben şu anda, şimdi bakkaldan arıyorum... Uzun tutcak... Ben kapatıyim, sen ara, bakkala telefon faturası girmesin... Numarayı veriyorum, yazıyo musun abi
-Sen orda dur, ben atlayıp oraya geliyorum... Zıççam bacaana! Nerde şimdi o bakkal...
-Sana uzak kalır abi, Sinopta'yım ben... İstersen gel ama... Saat başı otobüs var, Ayancık Seyahat'e pincen...
-Sen kafa mı yapıyon lan benle geyik... Kim Sinop'u ne Ayancık... Sinop'tan doğru ne alaka, kız kardeşime telefonla takılıyorsun?
- Kütüğüm Sinop'ta abi... Esasen muhit olarak sizin ordayım, Sıdıka'yı parkta görmüştüm... O bakımdan yani... Sinop'a Askerlik Şubesi'ne geldim, kütük burda ya... Yarın döncem ama... Bi arıyim dedim... Sinop'tan bi arzun var mı abi?.."
-Kimsin lan sen, naapçan Sıdıka'yı, neyin kenarısın...
-Öhö... Asıl siz kimsin... Orası Sıdıka diilse yanlış mı düştü?..
-Doğru düştü... Ben Samim... Sıdıka'nın abisiyim... Ne istiyorsun, nasıl yani, bu numarayı Sıdıka'dan mı aldın, yakınlığınızın derecesi nedir? Konuş lan kimsin?..
-Bir dost... İsmim Kenar... Kenar de, Sıdıka anlar...
-Bana bak, derhal Tuna Pastanesi' nin önüne gel, senin ağzını burnunu kırıcam...
-Şeyin ordaki mi, Yuvam Taksi'yi geçince hani... Sol kolda Arap' ın Tamiranesi' nin sırasında...
- Ne alakası var lan... Yuvam Taksi aşşada kalıyo... Üçkuyular minibüs durağının karşısı, yanında Şenkay bilardo salonu var...
-Bi dakka abi, karıştırdım şimdi ben... Yaa, bak ne diycam abi... Ben var ya, ben şu anda, şimdi bakkaldan arıyorum... Uzun tutcak... Ben kapatıyim, sen ara, bakkala telefon faturası girmesin... Numarayı veriyorum, yazıyo musun abi
-Sen orda dur, ben atlayıp oraya geliyorum... Zıççam bacaana! Nerde şimdi o bakkal...
-Sana uzak kalır abi, Sinopta'yım ben... İstersen gel ama... Saat başı otobüs var, Ayancık Seyahat'e pincen...
-Sen kafa mı yapıyon lan benle geyik... Kim Sinop'u ne Ayancık... Sinop'tan doğru ne alaka, kız kardeşime telefonla takılıyorsun?
- Kütüğüm Sinop'ta abi... Esasen muhit olarak sizin ordayım, Sıdıka'yı parkta görmüştüm... O bakımdan yani... Sinop'a Askerlik Şubesi'ne geldim, kütük burda ya... Yarın döncem ama... Bi arıyim dedim... Sinop'tan bi arzun var mı abi?.."
İletişim yayınlarının "Sıdıka" adlı kitabından alıntıdır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder