Bu Blogda Ara

İzleyiciler

EN ÇOK OKUNAN

26 Temmuz 2017 Çarşamba

SİNEKLİ BAKKAL


künye


yazarın adı: Halide Edip Adıvar
yayın evi: Can Yayınları
ingilizce 1. basım: The Clown and His Daughter, 1935, Londra
türkçe 1. basım:1936
can yayınlarında 1. basım: 2007
yayına hazırlayanlar: Mehmet KALPAKLI- S. Yeşim KALPAKLI
kapak tasarımı: Ayşe Çelem Design
kapak resmi: Hoca Ali Rıza
sayfa sayısı: 475

kitap arkası


Edebiyatımızın öncü kadın
yazarlarından Halide Edip
Adıvar, üretken kalemiyle,
yaşadığı çağın portresini çizmişti.

Can Yayınları, tarihsel kişiliği ile Türk kadınına önderlik etmiş eylem kadını yazar ve düşünür Halide Edip Adıvar' ın bütün yapıtlarını yeniden, özenli bir biçimde yayımlıyor. Adıvar' ın bugüne kadar defalarca basılmış, milyonlarca okur tarafından okunmuş ve güncelliğini hiç yitirmemiş romanı Sinekli Bakkal, Türk romanı içerisinde özel bir yere sahip, Roman dendiğinde aklımıza gelen ilk kitaplardan biri olan bu yapıtı Selim İleri' nin yazdığı sonsöz eşliğinde sunuyoruz.

"Defalarca basılmış, kuşaklardan kuşaklara ulaşabilmiş Sinekli Bakkal, II. Abdülhamid dönemini bir geçmiş zaman dekoru önünde yansıtarak, eskiden yeniye devralınması gereken kültür, sanat ve töre değerleri üzerinde durur. Bir anlamda, yazar ve eseri, tarihi süreklilik arayışı içerisindedirler."
SELİM İLERİ

kitap alıntı


"...
          İlk okuyuşumda, Sinekli Bakkal' ı bir masal roman gibi okumuş olmalıyım. Öylesi coşkun tatlar anımsıyorum.
          Halide Edip Adıvar' a romancı olarak büyük ün katmış olan bu eser, dahası, Halide Edip' in Kalb Ağrısı, Sonsuz Panayır, Döner Ayna gibi -sırasıyla- başarılı, toplumbilimsel, "kentleşememe" izlekli kimi değerli romanlarını gölgelemiştir.
          Hemen bütün romanseverlerimiz Sinekli Bakkal' ı okumuşlardır da; sözgelimi bir Kalb Ağrısı' nın inceliklerini belki tadamamışlardır...
          Sinekli Bakkal' a gelince; doğrusu, ününe yaraşır bir romandır.
          Doğu-Batı sorunu, Halide Edip' in yazarlık yaşamını başlatan sona "işgal" etmiştir. Bir yazarlık yaşamı boyunca bu sorunla uğraşan, didişen, boğuşan yazar, belki bir tek Sinekli Bakkal' da sentezi okuruna iletir.
          Defalarca basılmış, kuşaklardan kuşaklara ulaşabilmiş Sinekli Bakkal, II. Abdülhamid dönemini bir geçmiş zaman dekoru önünde yansıtarak, eskiden yeniye devralınması gereken kültür, sanat ve töre değerleri üzerinde durur. Bir anlamda, yazar ve eseri, tarihi süreklilik arayışı içerisindedirler.
          Yazar ve eseri, bir yandan da; çoktan yer edinmiş görünen Batılılaşmanın ortaklık yerinde, Doğu' nun payını araştırırlar ve ulusal kimlikli bir bileşime ulaşmayı denerler. Mimari, müzik, Mevlevilik değerleri üzerine ilginç görüşler ileri sürmüş Sinekli Bakkal' ın, kendi kapsamında "öncü" bir roman olduğu söylenebilir.
          Burada Doğu ve Batı kültürleri birbirine bütünler. İkisinden birinin yadsınışı ya ada eksikliği, Sinekli Bakkal' ı sarıp sarmalayan masal mutluluğunu adeta hemen sona erdirecektir.
          İstanbul sokağı tasviri ortasındaki Rabia, muhafazakar töreyle barışıktır; bununla birlikte Peregrini' yi sevmekten kendini alamayacaktır. Gerçi, Peregrini, Osman olup çıkmıştır ama kendi yetiştiği ortamın müziğinden vazgeçmemiştir. Bu müzik, Rabia' yı da büyülememiş midir?
          Doğu ve Batı çatışması, Sinekli Bakkal' da, sanat ve kültür aracılıyla yatışır, dinginliğe kavuşur. Yaşamın ütopyasında da öyle değil mi, öyle olmayacak mı?
Selim İleri
..."

Can Sanat Yayınları' nın " Sinekli Bakkal" adlı kitabından alıntıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder