künye
yazar: Aziz Nesin
yayın evi: Cem Yayınevi
kapak: Said Maden
sayfa sayısı: 175
yayın evi: Cem Yayınevi
kapak: Said Maden
kitap arkası
"Vatan Sağolsun" ve "Biz Adam Olmayız" gibi Aziz Nesin'in çok sevilen mizah hikayelerinin yer aldığı "Damda Deli Var" başta İngilizce, Rusça, Fransızca olmak üzere 23 dile çevrilmiştir.Üstte "Damda Deli Var" ın son olarak Paris' te çıkan Fransızca çevirisinin kapağı görülmektedir.
"Vatan Sağolsun" ve "Biz Adam Olmayız" gibi Aziz Nesin'in çok sevilen mizah hikayelerinin yer aldığı "Damda Deli Var" başta İngilizce, Rusça, Fransızca olmak üzere 23 dile çevrilmiştir.Üstte "Damda Deli Var" ın son olarak Paris' te çıkan Fransızca çevirisinin kapağı görülmektedir.
kitap alıntı
"...
SİNİRLİ ADAM
Sinirden eli ayağı sapır sapır titreyen, zayıf, yaşlı adamı, iteleyerek karakoldan içeri soktular.
- Bu adamdan davacıyız komiser bey, bize hakaret etti.
En baştaki, iri yarı delikanlıya komiser sordu:
- Ne dedi?
- Çok ağır komiser bey, pederimi karıştırmasaydı, aldırmazdım. Ama merhum pederimide karıştırdı.
İhtiyar adam atıldı:
-Evet... Eşşoolu eşşek, dedim. Anlatayım da, hak etti mi, etmedi mi, siz söyleyin. Dolmuş arabasındaydım. Bu delikanlı da Altınbakkal' da arabaya bindi. Taksim' de inmesin mi? Dayanamadım, yakasından çektim. " Maşallah, eşek kadar herifsin! gençsin, gücün kuvvetin yerinde. Altınbakkalla Taksim arasını saysan, beş yüz adım tutmaz. İnsan bu kadarcık yere dolmuşa biner mi, a eşşooğlu eşek!.. dedim. Aynen böyle dedim. İnanmazsanız, sorun kendisine!.
Uzun boylu, kapı kanadı kadar geniş omuzlu delikanlı, ihtiyarı doğruladı.
Sırada sağdan ikinci şikayetçi,
- Bu delikanlı, küfürü hak etmiş , dedi, ama bu adam bana da sövdü...
Komiserin sorusuna meydan bırakmadan ihtiyar başladı:
- Ona da " eşşoolu eşşek!" dedim, ama hak etti, istedi... Bu adam da Taksim' de dolmuşa bindi, Ağacami' ye gelene kadar iki cigara içti. Yetmezmiş gibi bir tane daha yaktı. Cıgaranın birini söndürüp birini yakıyor. Cıgara dumanından otomobilin içinde gözgözü görmüyor. İçerde boğulacağız. Hiç olmazsa pencereyi açayım, dedim. Bu seferde "Hava soğuk, pencereyi açma!" demesin mi? O zaman dayanamadım. "Madem hava soğuk, pencereyi açtırmazsın, Yavuz' un bacası gibi durmadan burnundan duman savuruyorsun, dolmuşta üstüste cıgara içilir mi a eşşoolu eşşek!.." dedim.
Üçüncü şikayetçi,
-Allah için hak etmiş, dedi, böyle saygısızlara bende sinir olurum.
Komiser, bu adama sordu:
- Sizin şikayetiniz?
- Efendim, bana da... Çok ağır, ağıza alınmaz şeyler söyledi.
İhtiyar,
- Söyledim, dedi, tabii söylerim. Bu adam Galatasaraydan dolmuşa bindi. Sanki kırk yıllık ahbabımmış gibi başladı anlatmağa... Dört nüfus iki odalı bir evde kiracılarmış, karısı ağzınıza layık çok iyi pilaki pişirirmiş. Kızını geçen sene evlendirmiş ama, damadı hayırsız çıkmış. Karısı dördüncü çocuğunu sezarien ameliyatı ile pek zor doğurmuş. Şimdi de beşincisine gebe imiş. Acaba çocuk yapmamak için bir tedbir biliyor muymuşum?
Artık kan beynime sıçradı. "Efendi, efendi, dedim, başında saç, ağzında diş kalmamış, benden beter olmuşsun. Karın hala çocuk doğuruyorsa, tedbiri sen değil, konu komşu delikanlıları, eş dost alsın... İnsan, yatak odasında olup biteni, dolmuşta rastladığı yabancılara anlatır mı, a eşşoolu eşşek!" dedim.
Sıradaki şikayetçilerden biri,
- Çok iyi demişsin, dedi, böylelerine ben de pek kızarım.
- Sizin şikayetiniz? diye komiser o adama sordu.
..."
Cem Yayınevi' nin "Damda Deli Var" adlı kitabından alıntıdır.
"...
..."
Cem Yayınevi' nin "Damda Deli Var" adlı kitabından alıntıdır.
SİNİRLİ ADAM
Sinirden eli ayağı sapır sapır titreyen, zayıf, yaşlı adamı, iteleyerek karakoldan içeri soktular.
- Bu adamdan davacıyız komiser bey, bize hakaret etti.
En baştaki, iri yarı delikanlıya komiser sordu:
- Ne dedi?
- Çok ağır komiser bey, pederimi karıştırmasaydı, aldırmazdım. Ama merhum pederimide karıştırdı.
İhtiyar adam atıldı:
-Evet... Eşşoolu eşşek, dedim. Anlatayım da, hak etti mi, etmedi mi, siz söyleyin. Dolmuş arabasındaydım. Bu delikanlı da Altınbakkal' da arabaya bindi. Taksim' de inmesin mi? Dayanamadım, yakasından çektim. " Maşallah, eşek kadar herifsin! gençsin, gücün kuvvetin yerinde. Altınbakkalla Taksim arasını saysan, beş yüz adım tutmaz. İnsan bu kadarcık yere dolmuşa biner mi, a eşşooğlu eşek!.. dedim. Aynen böyle dedim. İnanmazsanız, sorun kendisine!.
Uzun boylu, kapı kanadı kadar geniş omuzlu delikanlı, ihtiyarı doğruladı.
Sırada sağdan ikinci şikayetçi,
- Bu delikanlı, küfürü hak etmiş , dedi, ama bu adam bana da sövdü...
Komiserin sorusuna meydan bırakmadan ihtiyar başladı:
- Ona da " eşşoolu eşşek!" dedim, ama hak etti, istedi... Bu adam da Taksim' de dolmuşa bindi, Ağacami' ye gelene kadar iki cigara içti. Yetmezmiş gibi bir tane daha yaktı. Cıgaranın birini söndürüp birini yakıyor. Cıgara dumanından otomobilin içinde gözgözü görmüyor. İçerde boğulacağız. Hiç olmazsa pencereyi açayım, dedim. Bu seferde "Hava soğuk, pencereyi açma!" demesin mi? O zaman dayanamadım. "Madem hava soğuk, pencereyi açtırmazsın, Yavuz' un bacası gibi durmadan burnundan duman savuruyorsun, dolmuşta üstüste cıgara içilir mi a eşşoolu eşşek!.." dedim.
Üçüncü şikayetçi,
-Allah için hak etmiş, dedi, böyle saygısızlara bende sinir olurum.
Komiser, bu adama sordu:
- Sizin şikayetiniz?
- Efendim, bana da... Çok ağır, ağıza alınmaz şeyler söyledi.
İhtiyar,
- Söyledim, dedi, tabii söylerim. Bu adam Galatasaraydan dolmuşa bindi. Sanki kırk yıllık ahbabımmış gibi başladı anlatmağa... Dört nüfus iki odalı bir evde kiracılarmış, karısı ağzınıza layık çok iyi pilaki pişirirmiş. Kızını geçen sene evlendirmiş ama, damadı hayırsız çıkmış. Karısı dördüncü çocuğunu sezarien ameliyatı ile pek zor doğurmuş. Şimdi de beşincisine gebe imiş. Acaba çocuk yapmamak için bir tedbir biliyor muymuşum?
Artık kan beynime sıçradı. "Efendi, efendi, dedim, başında saç, ağzında diş kalmamış, benden beter olmuşsun. Karın hala çocuk doğuruyorsa, tedbiri sen değil, konu komşu delikanlıları, eş dost alsın... İnsan, yatak odasında olup biteni, dolmuşta rastladığı yabancılara anlatır mı, a eşşoolu eşşek!" dedim.
Sıradaki şikayetçilerden biri,
- Çok iyi demişsin, dedi, böylelerine ben de pek kızarım.
- Sizin şikayetiniz? diye komiser o adama sordu.
Cem Yayınevi' nin "Damda Deli Var" adlı kitabından alıntıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder