Bu Blogda Ara

İzleyiciler

EN ÇOK OKUNAN

1 Temmuz 2018 Pazar

GÖRDÜM ONLAR YAŞIYOR

künye

yazar: Vedat Yenerer
yayın yönetmeni: Ümit Çıkrıkcı
düzelti: Serkan Akın
yayın evi: Kripto
kapak: Kripto Tasarım Ekibi
1.baskı: Mayıs, 2013
sayfa sayısı: 222

kitap arkası

Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin.
Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.
(Bakara/154)

AYET' DE BAHSİ GEÇEN 'DİRİLER'İN HİKAYELERİ GÖRGÜ TANIKLARININ
KENDİ AĞIZLARINDAN BİREBİR AKTARILMAKTADIR.

          Gazeteci/ Yazar Vedat Yenerer' in yaşadığı ilginç bir olay sonucunda hazırlamaya karar verdiği bu çalışma; vatanını, milletini, devletini ve İslam' ı korumak uğruna ölümü göze alarak şehitlik mertebesine ulaşmış ölümsüz kahramanların, Yüce Allah' ın vadettiği üzere diri olduklarını anlatmak için hazırlanmıştır.
  • Şehitler önceden seçilmiş kişiler midir?
  • İnsan şeklinde görünenler dinen mübarek şahsiyetler midir?
  • Durum böyle ise, bunların cennette olmaları gerekmez mi?
  • Neden hala evlerde, mezarlıklarda ya da herhangi bir yerde görünüyorlar?
  • Çanakkale' de Türk askerine yardım yapanlar evliyalar mıydı?
  • İnsan şeklinde görünen şahsiyetlerin tamamına yakınında sarık ve uzun sakal var. Bazılarında beline ve dizine kadar. Bunlar nasıl açıklanmakta?
  • "Biz, Çanakkale' de Türklerle değil Tanrı ile savaştık. O yüzden yenildik." Diyen, İngiliz Deniz Kuvvetleri Bakanı Winston Churchill bu kanıya neden vardı?

kitap alıntı


"...
KAŞIKÇI DEDE

          Çanakkale Muharebelerinde Efendimiz (s.a.s.)' den başka büyük alimlerin de manevi tasarruf ve yardımları olmuştur. Kaşıkçı Dede de esrarlı zatlardan biridir.
          Kilitbahirli Kaşıkçı Dede' nin himmetine şahit olan sonraki yılların büyük velisi Konya Ladik' ten Ahmed Ağa hadiseyi şu şekilde anlatıyor:
          15 Temmuz 1915, sıcak bir yaz günü. Bir taraftan düşmanın ateşi, öte yandan güneşin harı kavurur yarımadayı. Mehmetçiğin en büyük ihtiyacı su olur o günler. Cepheye yeni sevk edilen bir bölük asker, Bigalı Köyüne doğru yola çıkarılır. Askerlerimize susuzluğun harareti tam çökmek üzeredir ki  yolun sol tarafında çeşme başında sakallı bir dede seslenir onlara: "Gelin evlatlarım soğuk su vereyim, gelin doldurun mataralarınızı." Koşarlar o tarafa doğru. Geri kalıp susuz kalmamak için gizli bir yarış başlar içlerinde. Bir de bakarlar ki çeşme akmıyor. ( Bu çeşme halen mevcut olup kışın aktığı halde haziran gelince suyu kesilir.) Dedenin elinde bir toprak testi vardır; ama o da taş çatlasa 10-15 litre su alır. Hiç 300-400 kişiye ufacık testinin suyu yeter mi? Kaşıkçı Dede; "Acele etmeyin yavrularım, için kana kana, doldurun mataralarınızı." der. Ladikli Ahmed hiç acele etmez ve hep en sonu bekler. Anlaşılan haberdardır bazı şeylerden. Nihayet herkes matarasını doldurur; ama testide hala su bitmez! O da uzatır matarasını, içer kana kana suyunu. Hala toprak testide su vardır. Ahmedcik dayanamaz sorar, "Dede senin adın ne?" diye. "Kaşıkçı Dede derler evladım bana. Kilitbahir Köyünde otururum. Evladım, cephede yaralanırsan matarandaki bu sudan döküver yarana. Biiznillah şifa bulursun." der.
          Ahmed, bu sözü unutmaz ve matarasındaki suyu da bitirmez, saklar. Bir müddet sonra arkadaşları ile beraber yaralanır ve aklına su gelir. Döker kendi ve arkadaşlarının yaralarına. Şifa bulurlar. Çok geçmez bir daha yaralanır; ama bu defaki hem daha ağırdır hem de su bitmiştir. Eceabat' taki vapur hastaneye getirilir. Biraz iyileşince hava değişimine gönderilmek istenir. O, cepheye gitmek ister. Soğanlıdere' deki asker ağabeyini ziyaret etmek üzere bir günlük izin alır. Ağabeyinin şehit olduğunu öğrenir. İçinde fırtınalar kopar ve o duygularla dönerken Kilitbahir köyüne uğrar. Kaşıkçı Dede' yi sorar birkaç kişiye. "Burada öyle biri yok" derler. Bir başkası ise; "Yüzlerce yıl önce yaşamış bir evliyanın kabri var. Biz ona Kaşıkçı Dede deriz." der. O mübarek Allah dostunun kabrini gösterirler. Hep beraber dua ederler. Bu arada Ladikli Ahmed meseleyi gönlünde çözer. Artık testiyide anlar, suyu da. 
..."
Kripto Yayınları' nın "Gördüm Onlar Yaşıyor" adlı kitabından alıntıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder