Bu Blogda Ara

İzleyiciler

EN ÇOK OKUNAN

15 Eylül 2021 Çarşamba

PİNHAN

 



künye

yazar: Elif ŞAFAK
kapak tasarım: Uğurcan ATAOĞLU
grafik tasarım: Zeynep ORAY
kapak resmi: Mercan DEDE
kapak içi fotoğrafı: Gökhan ÇELEM
baskı: Ayhan Matbaa Basım San. Ve Tic. Ltd. Şti.
yayın evi: Doğan Egmont Yayıncılık
1. basım: Nisan 2009
sayfa sayısı: 229


kitap arkası

"Pinhan!" dedi Dürri Baba.  Sesi yaprak kımıldatmayan saba rüzgarı gibi doldu odanın içine. "Pinhan!" dedi çocuk üst üste üç kere. İlk kez bu ismi söylerken, farkında olmadan el çırptı; omuzları sevinçle oynadı; yüzünde gonca güller açtı. İkinci kez söylerken duruldu, az evvelki taşkınlığından utandı. Üçüncü kez söylerken, ateş bastı dilini, damağını; dudaklarında buruk bir tat kaldı. Beti benzi kül kesildi. O zaman Dürri Baba, kollarını iki yana açıp, olan biteni izleyen dervişlere doğru dönerek, "Nicedir adını bekler dururdu. Velhasıl adı da onu. İşte bugün kavuştular birbirlerine. Adı Pinhan olsun bundan böyle" dedi.

Elif Şafak, modern ile mistik olanı birleştirebilen bir yazar.
Body Tonkin, Independent

Birbirlerini çekemeyen uygarlıkların yüzyılında, bir ayağı Boğaz' ın doğusunda, diğeri batısındayken nasıl denge korunur? Elif Şafak bu tarz ikilemlere, tek bir mücadelenin kadını olmayı reddederek göğüs geriyor. Ülkesinin genel durumunu göz önünde bulundurarak, sürekli olarak bellek, gelenek, din, ulus, yenilik, dil ve kimlik hakkında kendini sorguluyor.
Amin Maalouf

Yazarın ilk romanı olan Pinhan 1998' de " Mevlana Büyük Ödülü" nü aldı.

kitap alıntı


"...
    Yeni serüvenlere at koşturmak için oradan uzaklaşmaya hazırlanırlarken, çocuklardan hafif şehla ve fazlasıyla şirret olanı, daha önce eşine benzerine rastlanmamış bir kuş gördü. Onun çığlığı üzerine hepsi birden başlarını kaldırıp, tekkenin bahçesindeki ağaçlardan birinde dinlenmekte olan bu acayip ama bir o kadar da füsunkar yaratığa baktılar. Siyahlı sarılı gövdesinin üzerinde mavi şeritler ve şarabi lekeler barındıran bu kuşun boynunda fındık iriliğinde, parlak, beyaz bir boncuk asılıydı. Çocuklar kafa kafaya verip, bu boncuğun olsa olsa, deniz aşırı diyarlardan, belki de ta Çin-i Maçin' den yürütülmüş paha biçilmez bir inci tanesi olduğunda karar kıldılar. Derin bir nefes alıp, boncuğun yaydığı yosun ve nem ve macera kokularını ciğerlerine doldurdular. Madem ki kuşkuya yer yoktu, artık nbu tuhaf kuşu haklamak, inci tanesini satıp yol boyu çil çil altınlar saçarak köylerine avdet etmek, ve ebeveynlerinin gözlerini yaşartmak boyunlarının borcu olmuştu. Ganimetlerine tez elden kavuşabilmek için sapanlarını hazırladılar. Aralarında helalleşip, vakur bir edayla tekkenin bahçesine daldılar.
..."
Doğan Kitap Yayınları' nın "PİNHAN" adlı kitabından alıntıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder